demin trt radyo, seksenlerde bir iki defa çalınmış bir rak şarkıyı uzay zamanda üçüncü kez çaldı. hani solistinin, motorla geldiği türkiyenin güney kıyılarına tutulup buraya yerleştikten sonra ve türkçe öğrendikten sonra (cümle bi ter silsin burda şöyle dirsekten işaret parmağının ucuna kadar sıvazlayarak alnını) ve müzik yaşamına burada devam etme kararından sonra (türkçeye dandun olmasın) ve müzikhollerde ağzının payını aldıktan sonra ve nihayet ortak olarak girdiği deri işinde işin çakallığını öğrenip tüm diğer ortaklarına kazık atıp bodrumda aldığı villada omletinin çiğ tarafını havada ters döndürtürken kulağına çalınan şu şarkı...
bu çatalı ince kısmından eritip düşüren psişikinezik arkadaşlar güçlerini neden çatalın sap kısmında denememiştir? yani ben beklerim. buyrun:
- evet başlıyorum
- yalnız oradan değil saptan yaparsanız...
- sap mı! olmaz! ha yani olur da uzun sürer...
- olsun, buyrun bekliyoruz.
...
- olmuyor mu?
- yalnız uzun süreceğini söylemiştim.
- tamam ince kısmından alalım o zaman
- ...işte!
- bravo!

bu psişizotipal dostların neden bi tanışı manışı yani bunu adamımız fakultenin kafeteria'sında masadaki alelade çatallarda icra ederken görüp ettiğini etrafta anlatmaz, kulaktan kulağa duyulup yörede panik havası estirmez de bu tırt, bir gün 'ansızın' sahneye çıkıp bir çatalı en ince yerinden aurorasıyla eritir?